Üniversiteye başladığım ilk yıldan itibaren yaz ayları ABD ye Work and Travelle gitme hayalim vardı.

Her yaz, yaz okulu,staj,para yok derken dördüncü sınıfın yaz ayında ABD ye gitme şerefine eriştim.

İstanbuldan uçağa binene kadar inanamıyordum, sanki bir yerlerde bir sorun çıkacaktı.

New York’ta indikten sonra artık gerçekten ABD de olduğa inandım.Güzel bir yaz beni bekliyordu.

Herkesin olduğu gibi benimde ABD konusunda olumlu ve ya olumsuz fikirlerim vardı.Onların

hepsine cevap bulmayı umuyordum,buldumda.

Kısa kısa gördüklerimi tecrübelerimi açıklayayım:

-Öncelikle filmlerde gördüğümüz gibi değil.

-İnsan ilk günler kültür ve alışkanlıklar şoku yaşıyor. Sürekli bir şeylere şaşırıyorsunuz ve geldiğiniz yerle ister istemez mukayese ediyorsunuz.

-ABD ye gitmemin en önemli amaçlarımdan birisi tabiki dil pratiği yapmaktı. İnanırmısınız 2 hafta boyunca toplasam 50 kelime ingilizce konuşmamışımdır. Diğer haftalar ve aylarda bu böyle devam etti. Burda şunu anladım: Öyle ingiltereye, ABD ye giderek otomatik ingilizce öğrenemiyor insan.Kendi ülkenizdenasıl çabalıyorsanız orda da o şekilde çabalamanız gerekiyor.Boşuna kendinizi kandırmayın.Bildiğiniz bir şeyin pratiğini yaparsınız.Ve de dil geliştirmek için bir ülkeye gidiyorsanız etrafınızda Türklerin olması

 

büyük dezavantajdır.

-Türkiyeden bakınca ABD başbelası bir devlet olarak görünüyor. Lakin orada bir çok ABD li, daha Türkiye gibi bir ülkenin var

 

olduğundan bir haber.(Turkey diyince hindi zannediyor.)

-ABD karma bir ülke. Brezilyalılar,Kostarikalılar,Çinliler,Hindistanlılar,Meksikalılar ve Türkler sürüsüne bereket. O yüzden Amerikan ırkı diye bişey yok. Amerikan vatandaşı var.

 

-ABD ye karşı ön yargılarım vardı. Bir kaç ABD li arkadaşım oldu. Onlarla konuşup kaynaştıktan sonra kendimi türkiyedegibi hissetmeye başladım. Muhabbetlerimiz dilin dışında hiç bir farklılığı yoktu.Aynı makara aynı sohbet. Eee sorun nerde dedim o zaman. Bu adamlar politikadan çakmıyorlar.Günlerini yaşıyorlar.Sistem herşeye bir çözüm getirmiş.Bunun sonucunda dinlerinde de uzaklaşmışlar.(o kadar klip ve film de gösterilen istavrozlar dinlerini hatırlatıyor arada sırada onlara) Çünkü her şey rayına oturduğundan korku,güvenlik,kaygıları pek yok.İnsan köşeye sıkışmayınca yaradan aklına gelmez.Onlarda öyle işte.

-Benzin bedava nerdeyse. Yerli arabaları tank gibi kasaları.Sırf benzin öğütmek için üretilmişler sanki. Böylelikle ABD nin petrol sahibi küçük ülkelerin neden ilgilerini uyandırdığı açıktır.

-İnsanların fast food çılgınlığından dolayı obezite tavan yapmış durumda.Bu konuda acınacak haldeler. Yalnız dikkat çeken obezlerin ülkemizin aksine özgüvenleri yerinde ve çok komikler. Kendi şişmanlıkları üzerenden bile espiri yapabiliyorlar.

-Amerikanların yemek kültürleri yok. Herşey hazır yiyecek. Mikro dalgaya atıyorsun bir kaç dakikada pişiyor. Bildiğimiz pilavın bile hazırı var.Et ucuz olduğundan (5 USD/kg) çok yeniyor. Orada bir süre sonra kebap yada kuru fasülye yiyebilmek için büyük paralar feda edeceğinize eminim.Bu sesi bir çok Türk duymuşa benziyor: Her tarafta “Türk Kebapçı” var.

-Çok merak edilen konulardan biride cinsellik. Amerikanlılarda günlük rahat yaşam tarzlarına bağlı olarak bu münasebet bana göre şöyle bir benzetme ile açıklanabilir:Güzel bir yemekten sonra yenen “tatlı” niteliğinide.

Sonuç olarak bir ülkeye gitmek insana çok şeyler katıyor. Yeni bakış açıları kazanıyor,ön yargıları azalıyor ve kendi ülkenize bir de dışardan bakıyorsunuz.

(1.596 kez okundu.)