Şimdilik günümüzü yani 2011 yılını düşünelim.

Siz bir öğrencisiniz.

Günümüzde cep telefonun icat edilmemiş. İnternet denen bir şey yok.

Her öğrenci evinde sabit telefon olmasıda lüks birşey.

Bir arkadaşınızla buluşmak istiyorsunuz.

Onunla nasıl anlaşabilir, ortak gün ve saatlerde randevulaşabilirsiniz?

Hımm…

Bunu bir şekilde hallettik diyelim.

Mesela perşembe günü saat 20.00 de Sanal Cafe denen yerde buluşacaksınız.

Randevulaşmanızdan 5 gün geçti ve o güne kadar hiç konuşmadınız.

Buluşma günü ve saati geldi çattı. Buluşma yerine gittiniz ve bekliyorsunuz.

Lakin geçen beş gün boyunca hiç görüşmediniz.

İçinize bir kurt düşmez mi? Acaba unutmuş yada bir işi çıkmış olabilir mi?

Bunlar düşündüğümüzde günümüz iletişim teknolojilerinin (telefon-internet) ne kadar yararlı olduğu konusunda hemfikirizdir.

Peki tümden yararlı mıdır?.

Şimdi 15 yıl öncesine gidelim.

Ali günler öncesinden arkadaşıyla anlaşmıştır. Saat Kulesinin orda, saat 13.00 te buluşacaklardır.

Cep telefonu yada herhangi bir iletişim o yıllarda tahmin edildiği gibi yoktur.

İkilinin ellerinde var olan, sadece son görüştükleri zaman birbiriyle sözleşmeleriydi.

Akabinde kişiler tam saatinde, tam yerinde buluşabiliyorlardı.

(Aksi durumunda bir hikaye aklıma geldi: Mehmet Akif Ersoyun yakın arkadaşı tarafından ekildiği buluşma hikayesi bkz. Google)

Onlar aşağıdaki soruları düşünmüş olabilir mi?

-On dakika gecikti. Acaba unutmuş mudur? Son anda bir işi çıkmış mıdır?

….

Demek istediğimi anlamışsınızdır.

On beş sene önceleri;

– Kişiler birbilerinde nasıl emin oluyorlardı?

– Onların birbirlerine güveni ve saygısı daha mı fazlaydı?

– Randevu tarihlerini ve yerini unutmadıkları için daha mı zekiydiler?

– Yoksa günümüze göre daha az mı meşgulduler?

– İnsanlar neden “kanlı canlı” görüşme yerine, sanaldan görüşmeyi tercih eder oldu?

– On beş yıl önceki sevgililer hergün telefonla konuşmayınca, birbirlerine daha mı az değer veriyorlardı? İçlerinden birisi bir gün aramayınca acaba başına bir şey mi geldi diye endişeleniyorlar mıydı?

Benim şöyle bir tezim var: İetişim Çağı iletişimi kolaylaştırıyor ama kalitesini düşürüyor.

En sağlıklı iletişim en kısa şekilde ve en az sürede yapılandır. Gerisi bireylerin özverisine kalmıştır.”

 

Karşı taraftan şu da denilebilir: – Ben sık iletişim kurarak işimi garantiye alırım.

“Kişinin sizin için bir değeri varsa onun hakkında güven, itimat gibi şeyler düşünmezsiniz. Aksi taktirde aklınıza gelenler sizde olan eksikliklerdir.

(282 kez okundu.)