Sevgili Fahrettin Abi.

Sana bu satırları yazarken ben değil, asıl sen çok uzaklarda olacaksın.  Ben her zamanki yerimde, yani Zeytinburundayım.

Hey gidi çocukluğumun Fahrettin Abisi..

Deri ceket, taş gibi jöleli saçlar ve parfüm kokusu.

Gel de özentilik yapma…

Parfümüyle aralarında bir zaman farkı fardı.

Daha o gelmeden, karşıdan emir eri gibi parfüm kokusu gelirdi. O, sokaktan köşeyi dönmeden kokusu önce dönerdi.

Fahrettin Abinin her zaman o ortamda olmasına da gerek yoktu.

Kokuyu aldığınız zaman “Evet.. Fahrettin Abi buradaydı herhalde.” Derdiniz. Bu kadar parfümüyle özleşmişti Fahrettin Ağa.
Çok yakışıklı biri değildi. Ama tarzıyla, konuşmasıyla, kullandığı parfümle “karizmanın kazandibiydi” .

Bazı adamlarda gerçekten şeytan tüyü olduğunu ilk o zaman inandım.

Bütün kızlar hastaydı kendisine.

Adam kümesteki tavukların tek hükümdar horozu gibiydi. Bütün mahallenin kızlarını başına toplar, kendi yazdığı şiirleri okurdu.

İlginç bir stilide da vardı Fahrettin Abinin. Şiirlerini buz mavisi kotuna yazar, oradan okurdu. Bazen eğile eğile boynu ağrır, kızlara okuturdu.  El yazısı da çok güzeldi şerefsizin.

Nitekim Fahrettin Abi, mahallenin en güzel kızıyla evlenmesi çok şaşırtmadı beni.

Çocukları oldu, işini kaybetti, eski havası kalmadı ve sonunda bu mahalleden göçtü gitti.

Onu görmeyeli on yıllar oldu.

Geçenlerde facebooktan arattım, belki bulurum diye.

Cıhh.. çıkmadı..

….

Çok nadir çarşıda yürürken onun parfüm kokusu gelir burnuma.

Sormam!

Soramam parfümünün adını “ o malum taklitçi kişiye.”

Öğrenmek istemem.

Abimin adıyla özleşmiştir o zıkkım.

O parfümün ismi  “Fahrettin Abinin kokusuydu.”

Ve ismi hep öyle kalacaktı…

—————————————————

 

Evet, tahmini çok zor değil konumuz “parfüm.”

Parfüm hakkında bildiğim her şeyi değil ama birçok şeyi anlatacağım.
Aşağıdaki yazılanlar, eminim ki parfüme ilgi duyan-duymayan herkesin ilgisi az veya çok çekecektir.

Size faydası olmasını umaraktan maddelerimi sıralamaya başlıyorum:

 

-Parfüm reklamlarıyla başlamak isterim. Dikkat ederseniz parfüm reklamları karşı cins ve erotizm barındırır. Reklamın genelde içeriği şudur: Bu parfümü veya deodorantı sıktığında “sen kralsın.” Olduğundan çok daha çekici görüneceksin, bütün kızlar sana bakacak, ilgilerin füzyon enerjisi sende toplanacak mesajı verir. Reklamlarda öle çok zeka kırıntıları bulunmaz. Gerek yoktur zaten. Ama en az  bir adet kendini teşhir eden, parfüme (erkeğe) tav olan bayan şarttır. Olay, “sen bu parfümü sıktığında kendine kesinlikle güveneceksin” dir. Reklam bu mesajı izleyene iyi servis edebilmişse olay bitmiş demektir.

Yine parfümlerin tanımlarına bakarsanız benzer öğeler görürsünüz. Mozart konçertosunun notalarından girerler tanımlamaya: Alt nota, üst nota, orta nota, keman 4’lüsü, mandolin, pan flütü vs.. “Gecelerin aranılan erkeği, dolunayın sana göz kırpması, parti organizatörlerin derin ciddiyetinden gelen coşkusu, kral ağacının, misk çiçeğinin bilmemnesi…”    Bu tanımlamalar işin ticari kısmıdır. Olanı olandan daha iyi gösterebilme sihrine “reklam” diyoruz.  Parfüm reklamları kesinlikle etkileyebilir ama çok itibar etmemek lazım…

“Axe deodorantını sürdüğünüzde o malüm asansör reklamı aklınıza gelebilir. Ama gerçekleşmesi imkansız olduğunu siz de biliyorsunuz. Okuyan birisi hayali bile güzel diyebilir. Eve bence de güzel 🙂

 

–          İnternette P2P ve B2C (kişiden kişiye, firmadan kişiye satış)  siteleri malum tonlarca var. Nedir bunlar? Popülerleri dittididiyor, sahabinden.com gibi, satıştan %10 komisyon karşılığı çalışan sitelerdir. Bu sitelerden eğer orijinal parfüm alacaksanız iyi düşünün. Bakın ben en az 5 kez aldım! Her seferinde bu orijinaldir dedim, yemedi. Yok orijinal tester, yok üstünde çizik var diye, yok kutusuz, kapağı yok… Hepsi traş! Çok iyi taklit parfümler de var, fiyatları da uygun.  Ayırt edemezsiniz. Benim gibi kafayı yersiniz, acaba gerçekten orijinal mi değil mi diye. Ben çok düştüm bu durumlara, siz düşmeyin. Bütçeniz iyi ise ya orijinal parfüm kullanın ya da “sağlık bakanlığı onaylı” doldurma parfüm kullanın. Sağlığınız önemlidir, bilmediğiniz kimyasalları vücudunuza sıkıp hayatınızı tehlikeye atmayın.

 

–          Her orijinal parfüm kalıcıdır diye bir kaide yoktur! Bir ara Kenzo-Leaupar parfümünü satın almıştım. Sıkıyorum sıkıyorum koku kalmıyor arkadaş! Ten uyumumu, pH ımı, izoelektrik noktası mı derken netten araştırdığımda, bazı parfümlerinin gerçekten kalıcık özelliği olmadığını öğrendim.(Ck-Euphoria dan da uzak durun) Koku güzel ama uçuyor, mani olamıyorsun. Burada iki tercih oluşuyor: O kokuyu mu istiyorsunuz yoksa kalıcı bir parfüm mü istiyorsunuz? Tabi ki herkes ikisinin bir arada olmasını ister. Bu iki özellik maalesef her parfüm için bir arada olmuyor. İyi araştırma yapmak lazım. Forumlardan almak istediğiniz parfümü araştırın. Kullananların yorumlarını okuyun. En tarafsız bilgiyi onlar verecektir.

 

–           En iyi parfüm şudur diye bir olay yoktur, en piyasa parfüm vardır! Her yerde bunlar kokar, her parfümeri sizi bunları satmaya çalışır. Mesela son on yıldır listelerden inmeyen nam-ı değer Paco R.- One Million. Bir ortama girdiniz. Parfüm kullanan 5 kişiden biri kafadan bu parfümü kullanır.  Tabi ki bu durum kalıcılığı arttıracaktır. Çünkü her yerde o kokuyor. Koku çok iyi olabilir ama biraz da size özel olsa daha iyi olmaz mı? Bunu bir düşünmek lazım. Bu parfüm sizi tanımlıyor mu? Egolarınızı gıdıklıyor mu? Her kokladığınızda farklı tatlar alıyor musunuz? Bu birazda kişinin kendini tanımasıyla, tanımlamasıyla ilgilidir. Parfüm alırken hem popüler olmayanı hem de sizi gerçekten tanımlayanı arayıp bulmakta yarar var.

 

–          Koku nasıl sıkılır, nerelere sıkılır? Ne durumlarda sıkılır? Kaç fıs sıkılır? Arkadaşlar parfüm sıkılabilecek her yere sıkılır. İlla cilde sıkılacak diye bir şey yoktur. İsterseniz t-shirt ünüze sıkın, isterseniz atardamarlarınızın geçtiği yere. Neye ve nereye sıkacağınızı siz karar verin.  Vücudunuzda kan dolaşımının yoğun olduğu, bölgelerine sıkmanızda yarar var. Ben mesela şah damarı civarına sıkıyorum. Gayet kalıcı oluyor.  Ayrıca kokunun geniş bir yüzeye yayılmasını sağlayın. Bunun için parfümü kendinizden  20-25 cm. uzakta  tutarak sıkmalısınız.

 

–          Parfüm kullanmayı seviyorsunuz ama bir ton para vermek istemiyorsunuz. Tabi ki doldurma parfüm kullanacaksınız. Doldurma parfümün orijinali gibi kokmayacağı şüphesiz. Ama hiç kokmamaktan tabi ki iyidir. Kalıcı mı değil? Alın çantanıza, araba torpidonuza koyun. Gerektiğin durumlarda ara ara sıkın. Hem hesaplı hem de istediğiniz etkiyi gösterecektir.

 

–          Yeni bir parfüm arayışındasınız. Bir parfümeriye gittiniz. Satış elemanından bir şeyler önermesini istediniz. Genelde bileğinize, kokulunuza, işi biliyorsa da bir kâğıda sıkar. Sıktığı gibi o bölgeye burnunuzu sokup koklamaya çalışmayın. En az 5 dk. geçmesini bekleyin. Eğer satın almaya ciddi anlamda niyetlendiyseniz çarşıda biraz daha dolaşın. Bir 20-30 dakika geçmesini bekleyin.  Bu sürede parfümün alt notalarından orta notalarına geçiş olacaktır. Yani parfümün esas kokusu ortaya çıkacaktır.

 

–          Orijinal parfümü sahtesinden mi ayırt etmek istiyorsunuz?  Parfümeriden adı geçen parfümü bir kâğıda sıktırın. Şüphelendiğiniz aynı isimdeki parfümü de bir kâğıda sıkın. İkisini kuru, güneş almayan masa gibi bir yere koyun. Aralarında biraz mesafe olsun. 2-4-8-12 saatlik periyotlarda kokularını kontrol edin. Kalıcılığını ve nota değişimlerini fark edin ve kokuyu yorumlayın. Bu şekilde orijinalliğini rahatlıkla sorgulayabilirsiniz. Bunu için ayrıca iyi bir buruna sahip olmak lazım.

 

–          Yurt dışında (özellikle ABD de) iyi bilinen parfümlerin fiyatları 2060 $ arasıdır. Ülkemizde göre bayağı ucuzdur. Sık yurt dışına çıkıyorsanız fiyat açısından o ülkelerden almakta yarar var.  Birde benim fark ettiğim bir şey: Farklı ülkelerde kokuların versiyon farklılığı olabiyor. Bu kalıcılık aralığına etki ediyor. Hava limanlarında bulunan Duty Free lerin eskisine göre fiyat farkı çokta kalmamıştır. Bunların dışında yerel parfümerileri mağazalarının bazıları, parfümlerin yarı fiyatına yakın tester sürümlerini satmaktadır. Mağaza yetkilisine sormakta yarar var.

 

–          İlk defa bir orijinal parfüm aldınız. İlk başlarda gayet kalıcıydı. Sonra bir baktınız kalıcılığı gitti. Hiç kokmamaya başladı. Durun, telaşlanmayın! Size sahte koku satmadılar. Sadece, burnunuz günlerce süren aynı kokuya karşı duyarsız oldu. O yüzden eskisi kadar o kokuyu almamanız normaldir.

 

–          Parfümlerin versiyonları vardır. Erkekler için genelde EDT  %8-15 esans (Eude Toilette) içerir. Bayanlarda ise EDP %20-30 esans (Eude Perfuma) formunda olur. Parfüm üreticileri tarafından içeriklerinin bu şekilde olmasının tercih sebepleri vardır. İdeal olan erkeğin yakın alanına girince kokunun kendini göstermesidir. Fazlaca rahatsız etmeyecek, burunlarda ufak bir yaz akşamı esintisi bırakacaktır. Bayanda ise, konsantrasyonda belirtildiği gibi biraz abartılıdır. Yani kişisinin bu parfümü algılaması için bayanın yakın alanına girmesine gerek yoktur. Bir gece kıyafeti gibi insanları kendine çekecek, hoşluğu ve zarafeti yansıtacaktır.

–          Parfüm kokacağım diye kendinin ve karşındaki başını ağrıtacak şekilde çok sıkılmaması tercih edilmelidir.  İyi bir izlenim olacağı yerde itici bir duruma düşülebilir.

 

–          Parfümün üzerinde yazılan güneşte bırakmayın, serin yerde muhafaza edin uyarılarını dikkate alın. Koku bayatlar arkadaşlar. Bir bakmışsınız iyi para verdiğiniz parfüm haftalar sonra çok alakasız bir koku oluvermiş. Alırken üretim tarihi gözden kaçar. Önemli bir ayrıntıdır.

 

–          Parfüm işine gerçekte önem veriyorsanız parfümlerin dilini anlamaya çalışın. Dış faktörler çok önemlidir.  Doğru parfümü tanımlamanız için, bulunduğunuz mevsime, gideceğiniz ortam çeşidine, günün saat aralıklarına dikkat etmeniz gerekir. Kış için doğal olarak daha ağır, baharatlı, kadifemsi kokular yaz için daha fresh, vanilya tarzı kokular seçilmelidir.  Bir davette kullanacağınız parfümü, işe gittiğinizde sıkmanız çok tezat kaçabilir. Ya da kullandığınız parfüm her ortama gidebilir. Deneyim sonucu görülecek şeyler.

 

 

Yazının sonuna geldik.. Ek olarak;

 

_ Koku hafızası vardır. Bir kişinin yüzünü dahi unutabilirsiniz. Ama kokuyu alsa unutmazsınız.

_ Parfümlerin kararları bile etkilediği gözlemlenmiştir.

_ İyi bir koku tanınmayan bir kişi için bile sempatiklik ve güven duygusunu daha da arttırır.

 

Dış görünümünüze ne kadar önem veriyorsanız parfümünüze de o derecede önem verin.

Unutmayın! Parfümünüz farkında olmadığınız zamanlarda bile size bir çok kapı açabilir.

 

Fahrettin Abi gibi kokunuzla özdeşleşmeniz dileğiyle!

(901 kez okundu.)