Öncelikle şunu belirtmemde yarar var. Ben bir müzisyen değilim ve herhangi bir enstrüman çalmıyorum.Müzikle ilgili kayda değer tek başarım orta ikinci sınıfta koroya seçilmem (kendimi özel hissettiğim nadir anlardandı) ve akabinde ikinci hafta çalışmaya gelmediğimden atılmamdır. Lakin ben şu an şarkı söylüyorsam (duşta yada tek başıma olduğum zamanlar) bu olayın sayesindedir. Müzik olarak bir çok tarzı dinlerim. Türk sanat miziğinden tutun techno ya kadar uzanan geniş ve birbirinden alakasız bir müzikyelpazem vardır.Sevdiğim türleri maddeleyecek olursak;

 

A-     90 lar Türk Pop Müziği:  

“Eski müzikler daha etkili ve duyguluydu. Günümüzde korsanın yaygınlığından veya yaşam stilinden ötürüdür bilemiyorum ayakları yere basan güzel,seler boyunca eskimeyen şarkılar çıktığını pek düşünüyorum.”

 

Yaşım itibarıyle çocukluğum 90 lara denk geldiği için 90 ların şarkılarının bende ayrı yeri vardır. Nereden hatırlıyorsun diyebilirsiniz.İlginçtir çocukluğumu çok iyi hatırlıyorum. Annemin altımı değiştirdiği zaman (o zamanlar prima yoktu,bir tür muşamba vardı) muşambanın soğukluğunu dahi hatırlıyorum. Gereksiz bir anektot olduğunun farkındayım bu arada.İşte o zamanın şarkılarını da iyi bir şekilde hatırlayabiliyorum. 90’lar deyince aklıma ilk olarak Hakan Peker,Tarkan,Harun Kolçak,Mustafa Sandal,Burak Kut,Demet,Bendeniz,Yaşar, Yonca Evcimik, Çelik,Oya-Bora,Yeşim Salkım,İzel,Kenan Doğulu,Sertap Erener,Rafet,Levent Yüksel,Deniz Arcak, Barış Manço,Grup Vitamin,Çıtır Kızlar,Aylin Livaneli,Asya,Yıldız Tilbe,Ayşegül Aldinç,Kayahan, Nazan Öncel ve tabiki Sezen Aksu geliyor. Bu şarkılıcıların içinde Hakan Peker ve Tarkan Tevetoğlu nun bende özel bir yeri vardır.                      Halen 90 ları zevkle dinlemekteyim ve iyi bir arşivimin olduğunu düşünüyorum.Size de tavsiye ederim. Mojito gibi şarkılar. (Şu an canınızın neyi çektiğinin farkındayım.)

 

B-     Türk Sanat Müziği TSM  

Bu eşsiz müzik türünü son yıllarımda keşfettim. Zannederdim ki bu şarkılar rakı eşliğinde meyhanelerde yada TRT nin bir kanalında zaman doldurmak için çalınıyor. Öyle değilmiş. Duygular pınarının şırıltılarıymış bu şarkılar. Dünyaya bir daha Zeki Müren,Müzeyyen Senar gibi üstatların gelmeyeceği kanatindeyim.Bu türü yeni nesil olarak unutmayalım,unutturmayalım.

 

C-    80’s yabancı:

90’lar Türk Pop’ unda olduğu gibi bu türünde çocukluktan kulak aşinalığına dayalı olarak ilgim günümüzde de aynı şekilde devam etmektir.Aslında bu müzikler ritimsel ve melodisel olarak beni cezbetmekteydi.İngilizce öğrenmemle beraber sürekli dinlediğim bu şarkılarınanlamlarınıda anlayınca ayrı bir tat vermeye başladı.Halen popülerliğini koruyan (özellikle Alphaville,Laura Branigan,CC Catch,Opus,Modern Talking,Pet Shop Boys) bu şarkıları zevkle dinlerim.

 

 

D-    Klasik Müzikler:

“Bazı klasik müzikleri dinlerken sevinci,üzüntüyü,dramı,zaferi hissedebiliyorum.”

En sevdiklerim zaten en meşurları:Wolfgang Mozart,Vivaldi,Beethoven ve Bach.  Klasik müzik demişken “Amadeus” Mozortın hayatı filmi de favorilerim arasındadır.

 

 

E-     Elektronik Müzik:

Genelde kafam şiştimi veya kafa yapmak için elektronik müzik dinlerim. Tabiki pek söz olmadığı için ritim ve melodidir ön planda olan. Günümüzde LMFAO’yu çok başarılı buluyorum.

 

Ve Michael JACKSON:

Bu kadar müzik hakkında bahsetmişken Michael JACKSON dan söz etmemek doğru olmaz.Bir müzik adamı bu kadar mı bütün dünya tarafından sevilir? İnsanların bu adamı bu kadar sevmesinin nedeni ne olabilir? Ülkemizde bile etkisi inanılmaz oldu ölümünün. Geçen senelerde Ege Üniversitesinin Bahar Şenliklerinde, Nil Karaibramgil in konseri vardı. Bir ara gözlerimi kıstım ve kendi kendime:

“Şu an sahnede Michael olsa ve o muhteşem dansını canlı görebilmek için nelerimi vermezdim.”

(396 kez okundu.)