Hava kararıyordu. İstanbulun kirli havası kararma işini hızlandırdı. Yakup, Sizin Market’in köşesinde, serin ve kuru bir yere yayılmıştı. Patilerinin üstüne kafasını koymuş, rüzgarın yaptığı müziği dinler gibi bir hali vardı. Çevreden farklı kokular ve sesler duyunca kaşlarını kaldırıyor, olan biteni kaçırmamaya çalışıyordu. Markete giren biri ona seslendi. O da istifini bozmadan, kuyruğunu yerleri süpürür gibi sallayarak, selamını aldım işareti yaptı. Herkese yapmazdı, sadece gülümseyerek Devamı... >